El Clasico Aralık 2011

Türkiye saatiyle 23:00′da başlayacak El Clasico olarak bilinen ve İspanya’nın iki dev takımını karşı karşıya getiren derbi heyecanına çok az bir zaman kaldı.

Real Madrid ve Barcelona takımlarının kozlarını paylaşacağı stad Santiago Bernabeu’da nefeler tutuldu ve taraftarlar maç saatinin gelmesini bekliyor. Sadece stad değil dünyanın heyecanla beklediği bu karşılaşmanın sonucu yine çok konululacak.

Continue reading

Posted in Futbol | Tagged , , , , | Leave a comment

Alanadı ve Marka

İnternet dünyasında bende varım demek, artık marka olmak ya da marka ortaya çıkartmaya bağlı hale geldi. Eğer yeni bir başlangıç yapıyorsanız zaten marka değilsiniz demektir. Daha önceden internet dünyasına adım atmak gerekirdi. Bu durumda tek bir yol kalmakta. O da bir markayı ortaya çıkartmak.

O halde bir marka nasıl ortaya çıkartırılır sorusunu irdeleyelim.

Herşeyden önce marka, sattığınız ya da ürettiğiniz şeylere insanları götüren bir güzergahtır. Bunu şöyle de düşünebiliriz. Bir müşterinin ihtiyacını baz alacak olursak müşteri o ihtiyacı için size markanız üzerinden gelebiliyorsa ve o güzergahta kavşak noktası bulunmuyorsa artık sizin size ait bir markanız var demektir.

Markanızı ön plana çıkartmadan önce atacağınız bazı temeller ve dikmeniz gereken direkler bulunmakta. Zaten bu attığınız temeller ve diktiğiniz direkler üzerine inşa edersiniz marka güzergahınızı.

Müşterinin ihtiyaçları bellidir. Serbest piyasanın mevcut düzeninde bu ihitaçlara nasıl cevap verdiğini de analiz ederek öğrenebilirsiniz. Asıl iş bu aşamadan sonra başlıyor. İhtiyaçlara daha iyi nasıl çözüm sunabilirim. Müşteriyi daha iyi nasıl memnun edebilirim sorusunu sormanız ve bu soruya orjinal cevaplar bulmanız gerekiyor. İşte bu kısım attığınız temelleri teşkil ediyor.

Herekat planına karar verdikten sonra ve yapacaklarınızı belirledikten sonra artık bunu uygulamaya dökmeniz gerekiyor. Yani direkleri dikmeniz gerekiyor. Hizmet ettiğiniz müddetçe artık bu direklerinizin üzerinde marka güzergahınız kendiliğinden oluşmaya başlayacaktır.

Bu noktadan sonra marka devreye girecek ve o güzergahta müşteriyi size ulaştırana kadar müşterieye rehberlik edecektir. Bunu marka ismini müşterinin beynine kazımak şeklinde düşünenlerde var.

İnternet piyasısında var olmak istiyorsanız, size ait bir marka güzergahınızın olmasını istiyorsanız, başkasına ait olmayan ya da başka bir şeyi anımsatmayan bir isim bulmalısınız. Bu isim başlangıçta bir çok kişi için itici gelebilir. Bu önemli bir unsur gibi görünse de aslında belirlediğiniz harekat planına sadık kaldığınızda önemli bir unsur olmaktan çıkacaktır. Siz nasıl alıştıysanız belli bir müddetten sonra başlangıçta garip gelen alanadınıza, müşteri de zaman içinde alışacaktır.

Tekrar belirtmem gerekirse burada önemli olan atacağınız adımlardır. Sonrası da sabır ve kısmettir.

Posted in Fikirler | Tagged , , | Leave a comment

Rengini Belli Etmek

Hayatta ilk kez karşılaştığınız biri ile karşılaştınız, yeni bir arkadaş olabilir, eş olabilir ya da başka bir şey olabilir bu karşınızdaki kişi. Uzun vadede planlarınız var birlikte ve bir yola çıkacaksınız. Genelde ilk karşılaşmalarda insanlar olduklarından farklı görünme yollarını tercih ederler. Ancak bu kısa vadede iyi sonuçlar verse de uzun vadede sıkıntıların yaşanması ihtimali var. Bu yüzden gerçekte nasılsanız o şekilde olmak her zaman sizin için en iyisi olacaktır. Yani uzun yolculuğa çıkmadan önce renginizi belli etmelisiniz.

ng üzerine…

Posted in Günlük | Tagged | Leave a comment

Kadın Tipleri

AK KADIN;
Evi siler süpürür durur. Camlar, kapılar, duvarlar pırıl pırıldır. Bal dök yala, ama işte o kadar. Başka bir şey arama… Kapıda “Kirli ayaklarınla girme. Daha yeni temizledim, sakın kirleteyim deme. Usandım şu evin kirinden, pasından” diye bağırır. Kocası azıcık itiraz
edecek olsa, “Başkaları gibi eve temizlikçi kadın almıyorum, gene de yaranamıyorum” diye sızlanır.

PAK KADIN;
İkide bir banyo yapar, çamaşır yıkar. Kocasına, “Kirli elbiselerinle oraya oturma. Eve girer girmez banyoya! Şu pis şeyleri hemen çıkar; Akşama kadar çamaşır, ütü beni yordu, şimdi bir de seninle uğraşamam” der. Ona göre, sadece yıkamak, ütülemek hüner…

LAK LAK KADIN;
Uyanır uyanmaz hemen başlar mesaiye. Yan komşuya günaydın demeye gider, oradan alt kata damlar. Akşama dek yüz kapının ipini çeker. Ayaklı gazetedir. Çene çalmayı çok sever. Lak lak etmekten yemek yapmayı unutur. Kocasını, “Bu akşam da peynir, ekmek, zeytin falan yiyiverelim. Üstüne de mis gibi çayları içtik mi ohhhh!” diye avutur. Adam, “Her akşam böyle diyorsun. Midem sulu yemeğe hasret kaldı be!” diye diklenmeye kalkarsa, ” Bunu da bulamayanlar var, şükret haline” der, yani zeytin yağı gibi üste çıkar ve onu susturur.

YAK KADIN;
İçi seni yakar, dışı beni. Süslenir, püslenir, alımı çalımıyla erkeklerin gönlünü yakar. Aynanın önünde, “onu mu giysem bunu mu?” derken ocaktaki yemeği yakar. Bütün parasını giyime kuşama harcar. Böylelerine “süs biberi” derler, “Adamcağızın başını yaktı” diye eleştirilirler. Bir sigara yakar, vitrinlere bakar. Ocağı açık bıraktığını unutur, dükkan dükkan gezerken evi bile yakar!

BAK KADIN;
Evdeki kiri, tozu görmez ama sokaktan kimler gelip geçiyor, komşulara kimler girip çıkıyor, hepsini görür. Bir gürültü duysa, bakmak için hemen koşar. Televizyon ekranına, vitrinlere bakmaya bayılır. Bir eve gittiği zaman kadının giydiği giysilerden, evde ki eşyalara kadar her şeye bakar, yorum yapar. Tabi ki de bir de aynaya bakar, kendini inceler.

TAK KADIN;
Mücevheri pek sever. Kollarına bilezikler, boynuna kolyeler, kulağına küpeler takar. Aklı fikri altın gümüş takılardadır. Birini çıkarır öbürünü takar. Bazen de üçünü beşini bir arada takar ama kendisi kimseyi takmaz.

SOKAK KADIN;
Gezmeyi çok sever. Sabah evden bir çıkar sokak sokak dolaşır, turistik sosyetik yerlere gider. Sokakta tanıştığı insanlarla hemen kaynaşır. Eve girmeyi canı istemez. Orada bile pencereden sokağa bakar durur. Güzel havalarda parklarda, sokak kapısının önünde oturur. Bıraksalar sokakta yatar. Böylelerini ya koca kendisini, ya da kendisi kocasının başından atar. Bu tür kadınlara halk arasında “sokak süpürgesi” derler.

ATAK KADIN;
Erkeklerin kadınları ezdiği inancındadır. İkide bir de onlara çatar, “Bizi köle gibi kullanıyorsunuz” diye suçlar, oysa kendisi kocasının parasını yer, vaktini kadın derneklerinde, toplantılarda, panellerde geçirir, evine hiç bakmaz. Kocası biraz söylenecek olsa, “Zaten siz erkekler hep böylesiniz. Bizleri eve zincirlerle bağlamak istersiniz” der, ondan bir hediye almadan barışmaz.

BATAK KADIN;
Ali´nin külahını Veli´ye, Veli´nin külahını Aliye giydirir. Erkek gibidir veresiye alışveriş eder. Borç takmadığı esnaf yoktur. Yakalanacağını anlayınca mekan değiştirir. Koca taksit ödemekten illallah eder.

VAH KADIN;
Hem dışarıda hem evde çalışır. İşten gelir gelmez dış kıyafetini çıkarmaya vakit bulamadan mutfağa girer, yemeğe, bulaşığa el atar. Salatayı yapar, sofrayı kurar, kocasının önüne koyar, akşam da onun gönlünü yapmaya çalışır. Cumartesi – pazarın keyfini çıkaramaz. Tatil yapamaz. Evi temizler, çamaşır yıkar, her tarafı siler süpürür, çocuğa bakar ama gene de kimseye yaranamaz. Kocası kendisini soğuklukla suçlar, hısım akraba, hiç bizi arayıp sormuyorsun der. Konu komşu burnu büyük, kimseyi beğenmiyor diye dedikodu eder. Tam bir oh çekip oturduğu sırada kocası bir bardak su ister. “Kalk kendin al” dese suç olur.

HAK KADIN;
Evini Cennetten bir köşe olarak düşünür ve öyle olması için emek verir. Eşinin dünyada geçici olan dış güzelliğine değil, ebedi olan manevi güzelliğine ve iç alemine muhabbetini sarf eder. Kendi bakımına, eşine, çocuklarına ve evine karşı titizdir. Kuddüs isminin tecellisini yansıtır. Bulunduğu ortamı ısıtan bir yapısı vardır. Pozitiftir ve mütevazidir. Herkese karşı güler yüzlü, hoş kelam sahibidir. Eşinin yükünün hafiflemesi için, evde huzur ve sevgi dolu bir ortam oluşturur. Ailede karşılıklı hürmet ve muhabbet söz konusudur.

Bu toplum; kendi çabalarıyla başarılı olanlara, başkalarının sırtında yükselenlere davrandığı kadar iyi davranmıyor.

Posted in Dostlardan | Tagged , | 1 Comment

Firefox 6 Çıktı

Özellikle web dünyasının profesyonelleri tarafından kullanılan ve herkesin kullanmasını tavsiye ettiğim Firefox web tarayıcısının 6. versiyonu çıktı. Ülkemizin geneline baktığımızda hala internet explorer kullanan kişi sayısı azınsanmayacak düzeyde. Bu gerçekten düşündürücü bir durum. İnsanımız genel olarak web tarayıcısı kavramından sanırım uzak olduğu için böyle bir sonuç ile karşı karşıyayız.

Posted in Sanal Alemden | Tagged , , , | Leave a comment

Batı Köyler – Kahramanmaraş

Kahramanmaraş ilimizin batı bölgesinde yer alan ve barajın diğer tarafındaki köylerimiz için yeni bir site açtım. Bu projeye fikir anlamında katkıda bulunan eyüp kılcı abiye teşekkür ederim. Site ile fırsat buldukça ilgilenmeye çalışacağım.

Sitede neler var diye kısaca özetlemem gerekirse;

  • Telefon Rehhberi
  • Videolar
  • Linkler
  • Ziyaretçi Defteri
  • Üyelik Sistemi, (şimdilik fazla etkinliği yok)

Bu bölümlere ek olarak http://www.batikoyler.net/yapilacaklar adresinde yer alan listedeki şeyleri de zaman zaman yapmaya çalışacağım. Bu listeye ziyaretçilerin fikirleri doğrultusunda yeni şeyler ekleyebilirim.

Sitenin adresi: http://www.batikoyler.net

Posted in Projeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , | Leave a comment

Kadılı Köyü – Merkez – Kahramanmaraş

Kendi büyüdüğüm köyüm hakkında bir site açtım. Bakalım güncelleme yapacak ve yeteri kadar ilgi gösterebilecekmiyim. Bunu zaman gösterecek. Ama bir vefa borcu olarak görüyorum bu şekilde bir sitenin sürekli yayında olmasını. Ancak yeteri kadar ilgilenemiyorum maalesef. Neyse şimdilik idareten böyle bir şey yaptım bakalım. Hayırlı olsun.

Site adresi: http://kadilikoyu.irfanevrens.net

Posted in Günlük | Tagged | Leave a comment

Askerlik Bitti

Askerlik biteli 1 ayı geçtikten sonra ancak yazmak aklıma geliyor bu yazıyı. Daha önce nedense siteye bakmak bile aklıma gelmedi. O kadar çok şey vardı ki uğraşmam gereken kendi sitemi unutmuşum :)

Evet başlıkta da belirttiğim gibi vatani vazifemi Ankara’da 337 Kısa Dönem olarak yapmış bulunuyorum. Bundan sonra önümde işimden ve mesleğimden beni alıkoyacak bir şeyler görünmüyor. Tabi hayatın kendisi başlı başına bir sorun sürekli mücadele etmem gereken ama askerlik daha farklı bir sorundu ve bunu hallettik çok şükür.

Bundan sonraki sürecin hakkımda hayırlı olmasını ve vatana millete hayırlı bir Internet Teknolojileri Uzmanı olmamı cenabı haktan dilerim.

Posted in Günlük | Tagged | Leave a comment

C ile Veri Yapıları

C ile Veri Yapıları

C ile Veri Yapıları

Giriş

Bu yazımda bahsedeceğim kitap, yazılım anlamında bana çok şey kattığını düşündüğüm C ile Veri Yapıları isimli İbrahim Akman’ın kitabı olacaktır.

Index

  • Teknik Bilgiler
  • Genel Konular
  • Önsöz
  • İçindekiler
  • Arka Kapak
  • Temin Yerleri

Teknik Bilgiler

  • Yayın Adı: C ile Veri Yapıları
  • Yazar Adı: İbrahim AKMAN
  • Yayın Evi: SAS Bilişim Yayınları
  • Kapak Tasarım: Bige Çetinoğlu, Tahsin Çetinoğlu
  • Sayfa Düzeni: evin tanıtım
  • Baskı: Net Ofset
  • ISBN: 975-97197-3-8

Genel Konular

  • Temel Veri Yapıları
  • Yığın Yapıları ve Özyineli Fonksiyonlar
  • Kuyruk Yapıları
  • Bağlı Liste Yapıları
  • Diğer Bağlı Liste Yapıları
  • İkili Ağaç Yapıları
  • Sıralama ve Arama Algoritmaları

Continue reading

Posted in Kitap Tanıtımları | Tagged , , , | 1 Comment

Hayat Üzerine Üç Beş Söz

Daha çok olmadı bu hayata geleli, sağdan da saysan soldan da saysan 24-25 civarı. Zaman da geçip gidiyor. Daha dün ilk okula yarıma kadar kar içinde kalarak gitmeye çalıştığımı hatırlıyorum. Annem derdi seni ali dayın götürürdü okula, çok kar yağdığında, sonra yıllar akıp geçti ve önümde şimdide askerlik var. O da bitecek tüm geçmişte kalan şey gibi o da bir gün geride kalacak. Maksat şu anı yaşamak diyerek değerlendirmeye çalışıyorum ama ne kadar?

Neyi, niye değerlendirmeye çalışıyorum. Allahın çizdiği kurallar çerçevesinde bir hayat yaşıyoruz. Yer ile gök arasına sıkışmış bedenimizi zorlasak 50 cm ancak yukarı çıkartabiliyoruz. Yerin içine girmek desek zaten o mümkün değil. Bir kaç duvarı bir araya getirip ev diyerek yaptığımız şeyin içinde soğuktan korumak zorunda olduğumuz bedenimiz ile birlikte yaşamak zorundayız. Yaşlanmak gibi sinsice bizi içten içten solgunlaştıran bir özellik ile de baş başayız. Çoğu insan kendisini yaşlı göstermesin diye değişik yollar aramakta. Ama nereye kadar. Acizsin işte, ne zamana kadar çırpınacaksın.

Sana bir vakit verilmiş, yapman gerekenler bildirilmiş. tabi o kadar kolay değil, bunların yanında da nefis diye bir şey verilmiş. Gün sınav günü, gün kpss günü değil, öss değil, önce asıl sınav sonra diğerleri. Yarınını düşünmekten bugününü yaşamaya fırsat bulamamanın acizliği ile kıvranırken bile aslında günü çok iyi değerlendiriyormuş gibi görünmeye çalışmakta ayrı bir komedi.

Sonunda olan olmuş, tesettürlü bir öğrenci okula gitmek istemiş. Yahu ne kadar da çok nefis ile ortak olmak isteyen meraklılar var. Kendi nefislerini artık aşmışlar başkalarının nefislerini de özgürleştirmenin çabası içindeler. Zaten zorlanıyorum hayatta nefisle mücadelemde, o körpe bedendeki canlar nasıl katlansın yapılanlara. Kendi ruhu ile zıtlaşan bedenleri peydah etmenin ne alemi var. Ruh allahı ararken bedeni allahtan uzaklaştırmanın ne anlamı var. Anlamsızlıkların içinde kaybolan bedeninizi özgürleştirmeye devam edin. Bir gün kıyametiniz koptuğunda o zaman anlarsınız ama çok geç kaldığını farkettiğiniz o an artık geriye dönüş olmadığını da anlayacaksınız.

Neyin davasını güdüyorsunuz. Kime hizmet ediyorsunuz. Neyi hedefliyorsunuz. Saraylarda yaşamayı mı vadediyorlar. Bu şekilde davranarak emekli olduğunuzda güzel bir hayat mı süreceksiniz. Yahu sonuçta ölmeyecekmisin, hesabını sorduklarında ne diyeceksin. Sana saraylar vadedenlerin halini orda görünce pişman olacaksın ama çok ama çok geç kalmış olacaksın.

Bu yazılar bir gazetedeki haber üzerine yazılmıştır. Sadece yorumdur, bu yazılanlarda almanız gereken mesaj olduğunu düşünüyorsanız alın, yoksa sallayın gitsin.

Posted in Geri Dönüşümlerim | Tagged , , , , | Leave a comment